Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
barışmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak

Örnek:

1. Fakat bir gün barışacaksınız ve onun da kurtulmasına yardım edeceksiniz.

1. Fakat bir gün barışacaksınız ve onun da kurtulmasına yardım edeceksiniz.

2. -le , -le , -le , -le , Sevmek, zevk almak

Örnek:

1. Hiçbirini sevmedim, yalnız Enderuni Vasıf Divanı ile barışabildim.

1. Hiçbirini sevmedim, yalnız Enderuni Vasıf Divanı ile barışabildim.


barışsever
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Barışı seven, barışçı, barışçıl, sulhçu, sulhsever, sulhperver

Örnek:

1. İlginç bir sonuç da çevreciliğin, barışsever akımlarla çakıştığıdır.

1. İlginç bir sonuç da çevreciliğin, barışsever akımlarla çakıştığıdır.


Telaffuz : barı'şsever

barışseverlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barışsever olma durumu, barışçılık, barışçıllık, sulhçuluk, sulhseverlik, sulhperverlik


barıştırabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barıştırabilme işi


barıştırabilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -le , -le , -i , -i , -le , -le , Barıştırma ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Barıştırma becerisi bulunmak


barıştırılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barıştırılma işi


barıştırılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Barıştırma işine konu olmak


barıştırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barıştırmak işi


barıştırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -le , -le , -i , -i , -le , -le , Barışmalarını sağlamak, ara bulmak

Örnek:

1. Günah çıkartıp dargınları barıştıracağız anlaşılan.

1. Günah çıkartıp dargınları barıştıracağız anlaşılan.


barit
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Renksiz veya beyaz, sarı, gri renklerde olabilen, sondaz, dolgu vb. alanlarda kullanılan bir mineral, baritin, baryum sülfat Ba(OH)2


Lisan : Fransızca baryte

baritin
Anlamı:

1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Barit


Lisan : Fransızca barytine

baritli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İçinde barit bulunduran


bariton

İlgili Kelimeler:

basbariton

Anlamı:

1. isim , isim , müzik , müzik , isim , isim , müzik , müzik , Tenor ve bas arasındaki erkek sesi

Örnek:

1. Önce klarnetle ezgisini çalar, arkasından gür bariton sesiyle bir dörtlük söylerdi.

1. Önce klarnetle ezgisini çalar, arkasından gür bariton sesiyle bir dörtlük söylerdi.

2. Basso ile alto arasında ses veren, pistonlu bir ağız çalgısı türü


Lisan : Fransızca baryton

bariyer
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Engel


Lisan : Fransızca barrière

bariyerli
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bariyeri olan


bariyersiz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bariyeri olmayan


bariz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Açık, göze çarpan, belirgin

Örnek:

1. Halk arasında da keder ve sevinç diye iki bariz heyecan olduğuna inanmıştı.

1. Halk arasında da keder ve sevinç diye iki bariz heyecan olduğuna inanmıştı.


Lisan : Arapça bāriz

Telaffuz : ba:riz

barizleşme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barizleşmek işi


barizleşmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bariz duruma gelmek

Örnek:

1. Karşımdaki şuh hayali gittikçe daha ziyade barizleşiyordu.

1. Karşımdaki şuh hayali gittikçe daha ziyade barizleşiyordu.


barizleştirme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Barizleştirmek durumu


barizleştirmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Bariz duruma getirmek


barizlik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bariz olma durumu


barka
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Büyük sandal


Lisan : İtalyanca barca

Telaffuz : ba'rka

barkarol
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Venedik gondolcularının söz ve müziği önceden yazılmadan içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı

2. Ritmi üç zamanlı müzik eseri


Lisan : Fransızca barcarolle

barkod
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Çizgi im


Lisan : İngilizce barcode