92406 kayıt bulundu.
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak
1. Fakat bir gün barışacaksınız ve onun da kurtulmasına yardım edeceksiniz.
1. Fakat bir gün barışacaksınız ve onun da kurtulmasına yardım edeceksiniz.
2. -le , -le , -le , -le , Sevmek, zevk almak
1. Hiçbirini sevmedim, yalnız Enderuni Vasıf Divanı ile barışabildim.
1. Hiçbirini sevmedim, yalnız Enderuni Vasıf Divanı ile barışabildim.
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Barışı seven, barışçı, barışçıl, sulhçu, sulhsever, sulhperver
1. İlginç bir sonuç da çevreciliğin, barışsever akımlarla çakıştığıdır.
1. İlginç bir sonuç da çevreciliğin, barışsever akımlarla çakıştığıdır.
Telaffuz : barı'şsever
1. isim , isim , isim , isim , Barışsever olma durumu, barışçılık, barışçıllık, sulhçuluk, sulhseverlik, sulhperverlik
1. -i , -i , -le , -le , -i , -i , -le , -le , Barıştırma ihtimali veya imkânı bulunmak
2. Barıştırma becerisi bulunmak
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Barıştırma işine konu olmak
1. -i , -i , -le , -le , -i , -i , -le , -le , Barışmalarını sağlamak, ara bulmak
1. Günah çıkartıp dargınları barıştıracağız anlaşılan.
1. Günah çıkartıp dargınları barıştıracağız anlaşılan.
1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Renksiz veya beyaz, sarı, gri renklerde olabilen, sondaz, dolgu vb. alanlarda kullanılan bir mineral, baritin, baryum sülfat Ba(OH)2
Lisan : Fransızca baryte
1. isim , isim , kimya , kimya , isim , isim , kimya , kimya , Barit
Lisan : Fransızca barytine
basbariton
1. isim , isim , müzik , müzik , isim , isim , müzik , müzik , Tenor ve bas arasındaki erkek sesi
1. Önce klarnetle ezgisini çalar, arkasından gür bariton sesiyle bir dörtlük söylerdi.
1. Önce klarnetle ezgisini çalar, arkasından gür bariton sesiyle bir dörtlük söylerdi.
2. Basso ile alto arasında ses veren, pistonlu bir ağız çalgısı türü
Lisan : Fransızca baryton
1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Açık, göze çarpan, belirgin
1. Halk arasında da keder ve sevinç diye iki bariz heyecan olduğuna inanmıştı.
1. Halk arasında da keder ve sevinç diye iki bariz heyecan olduğuna inanmıştı.
Lisan : Arapça bāriz
Telaffuz : ba:riz
1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Bariz duruma gelmek
1. Karşımdaki şuh hayali gittikçe daha ziyade barizleşiyordu.
1. Karşımdaki şuh hayali gittikçe daha ziyade barizleşiyordu.
1. isim , isim , isim , isim , Venedik gondolcularının söz ve müziği önceden yazılmadan içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı
2. Ritmi üç zamanlı müzik eseri
Lisan : Fransızca barcarolle